Gurbet, insanın sadece mekân değiştirmesi değil; biraz da kendinden uzaklaşmasıdır. Bir bavula sığdırılan eşyalar kadar, hatıralar da taşınır uzak diyarlara. Ama ne kadar uzağa gidilirse gidilsin, insanın içinde taşıdığı memleket hep aynı kalır.

İnsan dediğimiz varlık, bulunduğu yere göre şekillenir; ama özünü aldığı yer çocukluğudur. İşte bu yüzden gurbet, çoğu zaman bir eksiklik hissidir. Kalabalık şehirlerde yürürken bile bir köy sessizliğini özlemek, yabancı bir dilin içinde kendi şiveni aramak bundandır.

Kültür ise bu bağın en güçlü taşıyıcısıdır. Bir türküde, bir yemekte, bir bayram sabahında yeniden kurulur memleket. İnsan, kültürüyle yalnızlığını azaltır; çünkü bilir ki aynı duyguları paylaşan birileri mutlaka vardır.

Korgan, bizler için bu yüzden sadece bir coğrafya değildir. Orası bir hatıradır, bir kimliktir. Gurbette geçen yıllar, memleketin yağmurlu yollarını, soba başı sohbetlerini, tanıdık yüzlerini daha da kıymetli kılar.

Sonunda insan şunu anlar: Gurbet, aslında insanın kendini tanıma yolculuğudur. Ve ne kadar uzağa giderse gitsin, döneceği yer hep aynıdır "kalbinin ait olduğu memleket"

Biz de kaybolan insan hikayeleriyle, geçmişe dair izler ve bugünün detaylarına odaklanacağımız güzel bir hikayeyle yola çıktık...

Bismillah!..

Fatih YEŞİLÇAYIR

Genel Yayın Yönetmeni