Türk dilinin tarihsel derinliğini ve zenginliğini ortaya koyan en temel eserlerin başında şüphesiz Kaşgarlı Mahmud tarafından 11. yüzyılda kaleme alınan Kitâbu Dîvânu Lugâti't-Türk gelmektedir. Yaklaşık 8.000 maddeden oluşan bu muazzam sözlük, yalnızca yazıldığı dönemin dil özelliklerini yansıtmakla kalmaz; aynı zamanda Türkçenin asırlara meydan okuyan canlılığının ve sürekliliğinin de en somut kanıtıdır. Bu kadim mirasın günümüz Anadolu ağızlarındaki izlerini süren bir çalışma da, Ordu Üniversitesi Gölköy Meslek Yüksek Okulu Müdür Vekili Dr. Öğretim Üyesi Vehbi Akdi tarafından hazırlanmıştır. Vehbi Akdi’nin kaleme aldığı "Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten Ordu Ağzı Söz Varlığına" başlıklı bu değerli makale, Haziran 2023 tarihinde Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi’nin (Sayı 11, s. 331-349) sayfalarında yayımlanarak bilim dünyasına kazandırılmıştır.
Söz konusu makale, Korgan'ın da içinde bulunduğu Ordu ili çevresinin söz varlığına odaklanarak, 11. yüzyılda kayda geçirilmiş pek çok kelimenin bugün bu bölgede hâlâ tüm canlılığıyla yaşatıldığını gözler önüne sermektedir. Korgan Mecmuası olarak bu değerli çalışmadan bazı kelimeleri derledik. Bu bilimsel çalışmada yer alan ve Korgan’da günlük yaşamın birer parçası olan kelimeler, bu dilsel sürekliliğin en açık göstergeleridir.
Bu kelimelerden biri olan "çiğit", günümüzde de Korgan ağzında çekirdek (özellikle meyve veya pamuk çekirdeği) anlamında sıklıkla kullanılmaktadır. Benzer şekilde, eğri ya da kambur anlamına gelen "bükrü" kelimesi, bin yıl önceki anlam yapısını koruyarak Korgan sokaklarında hâlâ işitilmektedir. Birine bir nesne uzatılırken söylenen ve "al, işte" manasına gelen "meh" ünlemi ise bölge insanının günlük iletişim dilinde canlılığını koruyan en karakteristik yapılardan biridir.
Korgan'da karşımıza çıkan bir diğer önemli kelime olan "yörek", kundak bağı veya sargı işleviyle dildeki yerini korurken; "agu" kelimesi zehir anlamıyla kadim Türkçe köklerine sadık kalındığını tasdik etmektedir. Sağlam, sıkı veya sert anlamlarına gelen "bek" (pek) kelimesi de dayanıklılığı ifade etmek için bölge halkı tarafından yaygın biçimde tercih edilir. Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi Korgan’da da banyo yapmak veya suda yüzmek eylemi için kullanılan "çimmek" kelimesi, Dîvânu Lugâti't-Türk'ten süzülüp gelen bir diğer nefestir.
Evlerin çatısını, duvarını ya da hayvanların barındığı alanları ifade etmek üzere kullanılan "tam" sözcüğü ile bir önceki yılı tanımlayan "bıldır" kelimesi, Korgan ağzının tarihsel köklerine ne denli bağlı olduğunun açık birer kanıtıdır. Son olarak, hayvanları otlatırken bir yere bağlamak amacıyla kullanılan uzun ip veya kazık bağını ifade eden "örk" kelimesi, bölgenin sosyo-ekonomik yapısı ve hayvancılık kültürüyle birleşerek dil varlığındaki yerini muhafaza etmiştir.
Dr. Öğretim Üyesi Vehbi Akdi'nin Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi'nde yayımlanan bu makalesi, Korgan ve çevresinde yaşayan halkın ağız özelliklerinin rastlantısal olmadığını, aksine doğrudan Türk dilinin en eski yazılı kaynaklarına dayandığını bilimsel olarak kanıtlamaktadır.
Korgan Mecmuası
Makalenin Tamamını Okumak İçin ;