1988'de Korgan'da çıkmaya başlayan Korgan'ın Sesi gazetesi, Yılmaz Dere ve arkadaşlarının girişimiyle çıkmaya başladı. Korgan Mecmuası olarak Korgan'ın Sesi gazetesi ve o dönemi, şair ve siyasetçi Yılmaz Dere'nin tanıklığında dinledik.
Korgan ilçemizde 1980’li yıllardan itibaren esnaflık, yerel siyaset, gazetecilik ve edebiyat alanlarında aktif rol üstlenen 1964 doğumlu Yılmaz Dere, Korgan Mecmuası için gerçekleştirdiği geniş kapsamlı söyleşide ilçenin yakın dönem sosyal, kültürel ve basın tarihine dair hayati değerlendirmelerde bulundu. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasındaki zorlu toplumsal süreçten yerel gazete haberciliğine, geniş katılımlı spor organizasyonlarından bölgesel edebiyat çalışmalarına uzanan bu kapsamlı anlatı, Korgan’ın unutulmaya yüz tutmuş ortak toplumsal hafızasını yeniden gündeme taşıdı.
12 Eylül Sonrası Spor ve Sosyal Faaliyetlerle İnşa Edilen "Kardeşlik Hukuku"
Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran 1978 kuşağının bir ferdi olarak gençlik yıllarını Korgan’da geçirdiğini ifade eden Yılmaz Dere, 12 Eylül darbesi sonrasında ülke genelinde olduğu gibi ilçede de yoğun bir kargaşa, belirsizlik ve toplumsal gerginlik havasının hâkim olduğunu belirtti. Dönemin mülki idare amiri olan Korgan Kaymakamı'nın davetiyle ilçedeki aktif gençlerin toplumsal hayatı canlandırmak amacıyla bir araya getirildiğini aktaran Dere, mülki idare ile koordineli şekilde yürütülen sosyal projelerin ilçe çapında sağlanan toplumsal barışa temel oluşturduğunu kaydetti.
Bu projelerin en önemli ve uzun soluklu ayağını oluşturan futbol turnuvalarının ilçe merkezinde sağladığı kaynaşma ortamına değinen Yılmaz Dere, organizasyonların yaklaşık 15 yıl boyunca kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. Turnuvalara Belalan, Yeşilalan, Tatarcık, Çamlı ve Çayralan gibi en uzak köylerden dahi takımların katıldığını, aynı dönemde 30’a yakın futbol takımının yeşil sahada mücadele ettiğini belirten Yılmaz Dere,köy muhtarlarının, esnafların ve yöre büyüklerinin köy gençlerine abilik yaparak bu sürece destek verdiğini söyledi. Sporun, siyasi kutuplaşmaların ve darbe sonrası travmaların atlatılmasında iyileştirici, birleştirici ve dostluğu pekiştirici bir işlev gördüğü vurgulandı.
Fatsa Basınından Başbakanlık Ödülüne: Gazetecilik Serüveni
İşlettiği gazete bayiinde ulusal ve yerel basını yakından takip ederek okuma alışkanlığını güçlü bir entelektüel birikime dönüştürdüğünü belirten Yılmaz Dere, basın hayatına ilk olarak Fatsa’da yayınlanan Güneş ve Yeni Haber gazetelerine yazılar yazarak adım attığını ifade etti. Yerel sorunları Türkiye’nin genel sosyo-ekonomik gündemiyle harmanlayarak kaleme aldığı makalelerin kısa sürede geniş bir okuyucu kitlesine ulaştığını dile getiren Yılmaz Dere, 1990 yılında Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından makale dalında "Yılın Gazetecisi" unvanına layık görüldüğünü aktardı.
Bu mesleki başarının ardından Korgan’ın kendi özgün basın organına duyduğu ihtiyacı karşılamak üzere harekete geçildiğini kaydeden Yılmaz Dere, 1988 yılında yakın arkadaşlarıyla birlikte Korgan’ın Sesi gazetesini yayın hayatına kazandırdıklarını belirtti. 15 günde bir yayımlanan ve yaklaşık 4 yıl boyunca yayın hayatını sürdüren gazete, ilçenin sorunlarını doğrudan kamuoyuna aktaran tarafsız ve etkili bir platform niteliği kazandı.
Yerel Haberciliğin Sorumluluğu ve Sahadaki Mücadele
Korgan’ın Sesi gazetesinin yayın çizgisinde yalnızca ilçe merkezindeki tüccar ve esnafın değil, köylerde yaşayan vatandaşların da sorunlarına geniş yer ayrıldığını vurgulayan Yılmaz Dere, Tatarcık köyünde nehir geçişinde yaşanan tehlikeli köprü sıkıntısının yerinde fotoğraflanarak haberleştirilmesi gibi örneklerin kamuoyu oluşturmada etkili olduğunu dile getirdi. 1989 yerel seçimleri sürecinde belediye başkan adaylarının seçim stratejilerini tarafsız bir analitik çerçevede haberleştirdiğini belirten gazeteci, bağımsız habercilik yapmanın getirdiği zorluklara da değindi.
Siyasi aktörlerin zaman zaman eleştirileri kişiselleştirdiğini ya da sorumluluktan kaçarak gazeteciyi hedef gösterdiğini belirten Yılmaz Dere, 1990'lı yılların başında Milliyet gazetesi muhabirliği döneminde ilçe kaymakamı ile yerel idareciler arasında yaşanan mülki ve idari bir krizin ulusal basına taşınması sonrasında karşılaştığı toplumsal tepkileri aktardı. Gazeteciliğin halkı bilgilendirme ve tarihe not düşme sorumluluğu taşıdığını ifade eden Yılmaz Dere, tüm baskı ve meşakkatlere rağmen görev bilincinden taviz vermediklerini belirtti.
Kültürel Mirasın Edebiyata Yansıması: Yöresel Şiir Çalışmaları
Ortaokul yıllarından itibaren Yunus Emre, Karacaoğlan ve Dadaloğlu gibi halk ozanlarının yanı sıra Nazım Hikmet ve Hasan Hüseyin Korkmazgil gibi edebiyat dünyasının usta isimlerini okuyarak yetiştiğini ifade eden Yılmaz Dere, gazetecilik yıllarında edebiyat öğretmenlerinin ve akademisyenlerin yönlendirmesiyle şiir çalışmalarına hız verdiğini belirtti. Adalar, Kuzeyin Sesi gibi İstanbul, Samsun ve Ordu merkezli dergilerde şiirleri yayımlanan Yılmaz Dere, yöre kültürünü ve sözlü geleneği edebiyat formunda ölümsüzleştirmeyi bir ödev olarak gördüğünü dile getirdi.
Geliştirdiği edebi üslupta Korgan yaylalarındaki yaşamı, çoban çocukların geleneksel uygulamalarını ve yöresel terminolojiyi bizzat kullandığını vurgulayan Dere, "kaya yosunundan kına yakma", "gostil kuyulamak" ve "gartubu toplamak" gibi yerel ağza ait ifadeleri şiir disiplinine dâhil ettiğini ifade etti. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesindeki akademisyenlerin akademik teşvikiyle kitaplaştırılan bu eserlerin, ilçenin etnografik ve sosyolojik kimliğini koruma noktasında önemli bir işlev gördüğü belirtildi.
Sosyal Tarih Arşivi İçin Çağrı
Geçmişte Korgan’da esnafların, öğretmenlerin ve öğrencilerin bir araya gelerek tiyatro oyunları sahnelediğini, okullar arasında kültür ve sanat yarışmalarının düzenlendiğini ve farklı siyasi görüşlere sahip yerel gazetelerin ilçe paydasında medeni bir rekabet içinde yayın yaptığını hatırlatan Yılmaz Dere, günümüzde bu tür canlı sosyal faaliyetlerin eksikliğinin hissedildiğini söyledi.
İlçenin Korganspor’un kuruluşundan esnaf tiyatrolarına kadar uzanan zengin sosyal, kültürel ve sportif geçmişinin derlenerek kapsamlı bir "Korgan Sosyal Tarihi" arşivi haline getirilmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz Dere, yerel hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasının ilçe kimliği açısından stratejik bir önem taşıdığını belirterek sözlerini tamamladı.
Yusuf Pazan ve Fatih Yeşilçayır'a teşekkür ederiz.
Röportajın Tamamını İzlemek İçin ;
https://www.youtube.com/watch?v=C8wnw0xkLtg
Yılmaz Dere'nin Şiir Kitabı İçin ;
https://korganmecmuasi.com/haber/birdost-adimiza-yakisir