Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1992 yılında kabul edilen 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, engelli bireylerin haklarına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl dünya genelinde kutlanan uluslararası bir gündür.
Türkiye’de ise 10–16 Mayıs tarihleri, Engelliler Haftası olarak kabul edilmekte ve kamu kurumları tarafından çeşitli farkındalık etkinlikleriyle değerlendirilmektedir.
Biz de hem Korgan’daki engellilerin durumunu, beklentilerini ve “engellerini” hem de 2010 yılında bağımsız bir derneğe dönüşen Korgan Engelliler Derneği Başkanı Habip Özlek’in dünyasını kendisiyle konuştuk.
Korgan Engelliler Derneği’nin Hikayesi Nasıl Başladı ?
Uzun yıllar İzmir’de yaşayıp memleketi Korgan’a dönen bedensel engelli Rasiye Punar tarafından 1997 yılında Türkiye Sakatlar Derneği Korgan şubesi olarak faaliyetlerine başladı. Rasiye Hanım 2001 yılına kadar Başkanlığa devam etti. Görevi devrettikten sonra da vefat etti.
Rasiye Punar’dan sonra Başkan Osman Baş oldu.Osman Başkan askerden sonra maden ocağında göçük altında kalıp sonradan bedensel engelli olan Başkanımızdı.
Aynı zamanda Federasyon üyeliğimiz de vardı. Federasyon üyeliği bize herhangi bir faaliyet yaptığımızda gelirimizin çoğunu aktarmak zorunda kaldığımız için sıkıntı oluşturuyordu.
2010 yılında bağımsız bir dernek oluşturmak maksadıyla yola çıktık ve aynı yıl Korgan Engelliler Derneği’ni kurduk. Kurucu Başkanımız Ahmet Topal oldu. Ahmet Başkan doğuştan ortopedik engelli, elektrik-elektronik mezunu.
Ahmet Topal’dan sonra yine bir süre ortopedik engelli olan Yaşar Karabacak Başkanlığımızı yaptı. 2013 yılından sonra ise ben devam ediyorum.
Korgan Engelliler Derneği’nin Üye Yapısı ve Korgan’daki Engellilerle İlgili Bizlere Bilgi Verebilir Misiniz ?
Korgan Engelliler Derneğimizin resmi üye sayısı 200 civarında. Korgan’da engelli maaşı veya bakım parası dediğimiz haklardan kullananların sayısı 1000 civarında.
Engellilerin %60’ı bedensel %40’ı zihinsel engelli diyebiliriz. İş kazası neticesinde engelli olan sayımız da az değil. Özellikle son yıllarda pat pat kazası kaynaklı engelli sayımızda artış bulunuyor.
Doğuştan engelli olanlar bu engeliyle yaşamayı öğrendikleri için ilerleyen yıllarda bir şey hissetmiyorlar ancak çeşitli sebeplerle sonradan engelli olanlar bu durumu kabullenmekte çok güçlük yaşıyorlar.
Sonradan engelli olup yatağa bağımlı olarak yaşayan ve yatakta kurtlanan insanımızı gördüm, memleketimizde maden kazasından dolayı yatalak olup 45 yıldır yatan engelli gördüm.
Korgan Engelliler Derneğimiz Engellilere Yönelik Hangi Çalışmaları Yapmaktadır ?
Göreve geldikten sonra hızlı bir şekilde çalışmalara başladık. Biz göreve geldiğimizden bu zamana kadar hayırseverlerimizin de desteğiyle engellilerimize toplamda 200 adet tekerlekli sandalye 50 adet akülü engelli aracı 300 adet baston verdik. Ayrıca 5 adet de engelli asansörü yaptırdık.
Geçen yıl İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından tarafından desteklenen engellilerimize yönelik el sanatları kursu projemizi gerçekleştirdik. Proje kapsamında engellilerimiz filografi, ahşap yakma, su kabağı süsleme, ahşap oyma gibi işlerin yapımını öğrendi.Hem çok güzel bir rehabilitasyon oldu hem de öğrendiklerini kendi evlerinde yaparak gelir getirici faaliyetlere dönüştürdüler.
İkinci projemizi de yazdık inşallah yakın bir zamanda da onu hizmete geçirip yeni kurslar açacağız. Bununla birlikte Korgan’daki engellilerimizin temsil edilmesi, haklarının korunması ve sorunlarının ilgili kurumlar nezdinde takip edilmesi için her zaman çalışıyoruz çalışmaya da devam edeceğiz.

Biraz da Habib Özlek’i tanıyabilir miyiz ?
1974 yılında Tepe Mahalle’de doğdum. 8 kardeşiz, ailede benden başka engelli yok. Çocuk felci sebepli engelli kaldım. Annem nazara geldiğimi, beşiğe sağlam belediğini ancak beşikten kaldırdığında bacaklarımın tutmadığını söyledi. O dönemin şartlarına göre beni farklı hocalara götürmüşler, hepsi de nazar demiş.
İlkokulu Yazıcı’da okuduktan sonra 1992 yılında Mustafa Kayabaş’ın yanında radyo-tv tamirciliğinde çırak olarak başladım. İlkokulda da öğretmen ne olacaksınız diye sorduğunda televizyon tamircisi olacağım demiştim.
1996 yılında radyo-tv tamirciliğinde usta olduktan sonra kendi işyerimi açtım, halen daha devam ediyorum. Evliyim 3 çocuğum var.
Eşim de engelli. Engelli birinin engelli olmayanla evliliği zor, iki taraf da engelli olunca kendimizle dertleşiyoruz, birbirimizin halinden anlıyoruz, kader birlikteliği yapıyoruz. Ben çok mutluyum.


Hem engelli olup hem de Engellilerin Başkanlığını yapmak nasıl duygu ? Engelli olduğunuz halde engel hissetmiyor olma hissiyatı nasıl oluştu ?
İlk başlarda iş hayatına atıldıktan sonra bir şeyleri başarabiliyor olmam beni mutlu ediyordu. Derneğimizle de Başkan olmasam da ilgileniyordum. Ancak hayatımda engelimin engel olmayacağının sınırlarını 2004 yılında daha da farketmeye başladım.
2004’de o zamanlar daha yeni kurulmaya başlanan ampüte futbolu serüvenim başladı. Ordu’nun ilk ampüte futbol takımını kurduk. Kulüp Başkanımız Lütfü Vural’dı. Lütfü Başkan görevi devam ederken kalp krizi geçirip hafıza kaybı yaşadıktan sonra kulüp daha da devam edemedi. Ordu’da 2 yıl ampüte futbolu oynamıştım. Hayat daha da güzelleşti benim için.
Ordu’daki kulüp dağılınca bu sefer Samsun’a yolumuz düştü. Çatalpınar’lı Oktay Yıldız, Kabataş’lı Ünal Maytalman diye bir arkadaşlarımla beraber, Samsun’da Medical Park Ampüte Futbol takımında oynamaya başladık. Ben daha sonra Tepealan’dan Celal Ağcık diye bir kardeşimizi de bu sürece dahil ettim. Birlikte maçlara gidiyorduk.
Samsun’daki ampüte futbol sürecimiz de bitince yolumuz İstanbul’a düştü. İstanbul’daki takımda da 3 yıl futbol oynadım. Maç olacağı zaman otobüsle İstanbul’a gidiyordum. Sonradan Ampüte Milli Takımda oynayan bir çok futbolcuyla o dönem arkadaştık. Halen daha lisanslı ampüte futbol oyuncusuyum.
Oktay Yıldız arkadaşımın İstanbul’da kendi kulübü var. Celal Kardeşimiz de evlendi İstanbul’a yerleşti.
Ampüte futbolu bir çok engelli için gerçekten tam bir rehabilitasyon oldu. Evden çıkmayan, özgüveni düşün çok sayıda engelli bu spora ve diğer spor branşlarına yönelerek adeta yeniden doğdu.
Son olarak bir engelli olarak Korgan’da yaşamak nasıl bir duygu ?
Korgan’da engelli olmak insanlara göre hiçbir şey yapmamak, kadere razı olmaktı. Ne zaman biz ekip olarak bir araya gelip engellilerin neler yapabileceğini, sağlam bireylerin bile cesaret edemediği nelere cesaret edebileceğini gösterip başarana kadar bu fikirleri değişmemişti.
Şöyle bir örnek vereyim; Bir şahıs beni,adımı ne iş yaptığımı bildiği halde bana ismimle,mesleğimle seslenmek varken “topal nereye gidiyorsun, topal ne yapıyorsun” dediğinde ben de ona bunu bana hatırlattığı için teşekkür ediyorum, bakakalıyor tabi.
Bir diğer husus da insanlarla yeni tanıştığımızda engellilere çocuklarımızın da ya da ailemizin de engelli olup olmadığını sormaları da hoş olmuyor. Onların da engelli olacağı algısı oluşturuyorlar.
İnşallah projemiz onaylanırsa bu hususta bilinçlendirme adına okullarda söyleşiler yapmak istiyoruz.
Özetle ben şunu söylüyorum; Biz engelli olduğumuzun farkında bile değiliz, bize hatırlatmayın yeter!

Korgan Mecmuası